Cinsel İstismar Suçları 2020 Yılında Rekor Seviyeye Ulaştı

Akademik Haberler, Editörün Seçimi, Haber Comments Off

Almanya’nın ünlü yükseköğretim kurumlarından University of Münster’in Hukuk Fakültesi akademisyenleri tarafından 2020 yılının ilk altı ayı baz alınarak yapılan araştırmanın neticesi, kelimenin tam anlamı ile tüyler ürpertici sonuçlara işaret ediyor. Söz konusu araştırmanın iddiasına göre; Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 51 Avrupa ülkesinde 2020’nin ilk altı ayında adli makamlara intikal eden cinsel istismar suçu sayısı, 2019 yılının aynı dönemine nazaran %74 oranında artış gösterdi.

Yine bir başka Alman yükseköğrenim kurumu olan Charite Universitatsmedizin Berlin Üniversitesi Sağlık ve İnsan Bilimleri Fakültesi’nde araştırma yapan bilim insanları ise “cinsel istismar sonrası travma tedavisi” nedeni ile Almanya’da sağlık merkezlerine yapılan başvurunun, 2020’nin ilk altı ayında önceki yıla göre %13 oranında arttığını ortaya koydu.

Cinsel İstismar Sadece Türkiye’nin Değil Dünyanın Sorunu

Almanya’nın iki önemli bilim yuvası tehlike çanlarının çalmaya başladığına işaret ederken, bu konunun hukuki boyutu hakkında bilgiler alabilmek için İzmir Barosu avukatlarından Av. Ramazan Sertan Safsöz ile bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajımızın satır aralarında “cinsel istismar suçu nedir?”, “cinsel istismar davaları nasıl açılır?”, “cinsel istismara uğrayanlar hukuksal mücadelelerini nasıl sürdürmelidir?” gibi sorulara yanıt arayacağız.

Pandemi şartlarında Skype aracılığı ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajı, sizlerin beğenisine sunarken; talebimizi geri çevirmeyen Avukat Ramazan Sertan Saföz’e bu yazı aracılığı ile tekrar teşekkür ederiz.

 

TES: Türkçe Edu Site

Avukat: Ramazan Sertan Saföz

 

TES: Avukat Bey merhaba. Aslında bu röportajı gerçekleştirmek için bir hayli fazla sayıda avukata ulaştık. Ama hem bizim, hem onların iş yoğunluğu nedeni ile bir türlü iki tarafın da müsait olduğu anı denk getiremedik. Kısacası imkanlarınızı zorlayıp bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Avukat: Dediğiniz gibi ben de pek müsait değilim aslında. Lakin röportaj talebi bir üniversiteden gelince geri çevirmeye gönlüm elvermedi. Zaman yaratmak istedim. Netice itibarı ile biz hukuk insanlarının halka doğru hukuki bilgiyi aktarabilmek gibi bir misyonumuz da var.

TES: Ne güzel söylediniz. Peki, size hangi isminizle hitap etmemizi isterseniz?

Avukat: Bana her iki ismimle de hitap edebilirsiniz. İki ismimi de seviyorum (Gülüşmeler.)

TES: Peki o halde Sertan Bey. Size röportajdan evvel iki Alman üniversitesinin araştırma sonuçlarından bahsetmiştim. Sizce bu sonuçlar gerçeği yansıtıyor mu? Ülkemizde de bu suçun işlenme oranında bir artış oldu mu?

Avukat: Bu sonuçların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını benim söylemem doğru olmaz. Neticede bu kurumlar saygın birer üniversite. Dolayısı ile araştırma sonuçları da aksi başka bir bilim organı tarafından ispat edilene kadar doğru kabul edilir. Lakin araştırmada ülke ülke ayrım yapılmamış. Anladığım kadarı ile konu cinsel istismar olunca herhangi bir ülkeyi fişlemek istememişler. Bu sebeple Türkiye’ye dair bir veri yok. Ancak “Sertan senin Türkiye’de gözlemlediğin nedir?” diye soracak olursanız, geçmiş yıllara göre bir artış olduğunu gözlemlediğimi söyleyebilirim.

TES: Sizin alanınız değil biliyorum ama bu alanda birçok mağdurun avukatlığını üstlendiğiniz için soruyorum. Bu suçun işlenme oranı neden arttı?

Avukat: Cinsel istismar suçunun neden arttığı konusunda fikir belirtmem; sosyologların, toplum bilimcilerin ve diğer benzeri alanda uzmanlığı olan kişilerin hakimiyet alanına saygısızlık etmek olur. Bu sebeple bu soruya net bir cevap veremeyeceğim. Lakin bir yanlış algıyı da düzeltmek isterim. Avukatlar sadece mağduru savunmazlar, avukatlar şüpheli ya da sanık olarak tabir edilen kişileri de savunurlar. Çünkü masumiyet karinesi vardır ve savunma hakkı kutsaldır. Bu alanda birçok sanık ve şüphelinin de davalarında taraf oldum ve suçsuzluklarını ortaya çıkardım. Zira söz konusu suç, bir kişinin üzerine atılması en kolay suçtur. Bazen art niyet çerçevesinde hiç yaşanmamış mağduriyetler yaşanmış gibi iddia edilebiliyor. Ki gel gelelim, bir kişi suçlu da olsa kanunda cezası bellidir. Avukat illa beraat ettirmeye çalışan kişi olarak nitelendirilmemelidir. Örneğin bir cinayet davasında sanığın işlediği suçun hapis cezası 18 yıl ise, avukat bu 18 yılı beraat ile sonuçlandırmaya çalışmaz. Sanık 18 yıldan daha fazla ceza almasın diye uğraşır.

TES: Açıklamalar için teşekkürler Sertan Bey. Peki cinsel istismar ile karşı karşıya kalan biri ne yapmalı?

Avukat: Aslında bu durum karşısında hem mağdurun, hem de meslektaşlarımın ne yapması gerektiğini ifade edebilmek amacı ile www.safsoz.av.tr adresinde yayınladığım site üzerinde; “Cinsel istismar suçu davaları (TCK 103)” başlıklı yazıyı yayınladım. Yazıda cinsel istismar davaları süreci ile ilgili ayrıntılı bilgi de yer alıyor. Bildiğim kadarı ile bu röportaj yazılı olarak yayınlanacak. Okuyucularımızdan ricam ilgili sayfayı bir kez de olsun incelesinler. Zira cinsel istismar denilen vaka, kadın erkek fark etmeksizin herkesin herhangi bir zaman diliminde maruz kalabileceği bir olaydır.

TES: Sertan Bey değerli vaktinizden bize de zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Avukat: Estağfurullah rica ederim. Gönül daha uzun uzadıya konuşmak isterdi ama bildiğiniz üzere iki duruşma arasında bu röportajı gerçekleştiriyoruz.

 

Avukat Ramazan Sertan Saföz’e tekrar teşekkür ediyoruz.

Author

Back to Top

Skip to toolbar