Z Kuşağı ve Bilgiye Ulaşma Alışkanlıkları Pandemi Sürecinde Değişti

Z Kuşağı ve Bilgiye Ulaşma Alışkanlıkları Pandemi Sürecinde Değişti

Akademik Haberler, Haber Comments Off
1825 yılından bu yana Almanya’da yükseköğrenim
faaliyetlerini sürdürmekte olan Karlsruhe
Institute of Technology
(KIT) Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi
tarafından pandemi sürecinde yapılan bilimsel araştırmanın sonuçları belli
oldu. 2000 sonrası doğumlu 1376 denek üzerinde yapılan çalışma sonucuna göre
deneklerin tamamı herhangi bir konuda bilgi sahibi olmak için öncelikle
internet kanalını kullanıyor.
 
Bahse konu çalışmanın detaylarını inceledikçe tablo daha da
ilginçleşiyor. Zira deneklerden sadece 93 birey (yaklaşık %8’lik kısım)
internetten edindiği bilgiyi başka bir kaynaktan sorgulama ihtiyacı duyuyor. Bu
da demek oluyor ki çalışmaya iştirak eden kişilerin %92’lik kısmı tüm öğrenme
ihtiyacını internet üzerinden karşılıyor.
 
Bilimsel araştırma dahilinde sorulan “bir konu hakkında
sağlıklı bilgi edinirken kaç web sitesindeki sonucu karşılaştırırsınız?”
sorusuna ise deneklerin %65’inin “en fazla iki sitedeki sonucu
karşılaştırıyorum” cevabını verdiği gözüküyor.
 
Araştırma ekibine başkanlık eden Prof. Dr. Thomas HİRTH
imzalı akademisyenin imzaladığı sonuç raporuna göre ise pandemi sürecinde
gençlerin bilgiye ulaşma alışkanlığının kökten değişmiş olduğuna işaret
ediliyor.
 

Türkiye’de Durum Pek Farklı Değil

Ülkemizdeki yaşayan Z kuşağı mensubu gençlerin 16-20 yaş
aralığında olanları da tıpkı Almanya’da olduğu gibi bilgiye ulaşmak için
internet kullanımını tercih ediyor. Özellikle akademik eğitim alma hedefi olan
kesim; tyt konuları başta olmak üzere, üniversiteye dair her türlü bilgiye
internet kanalı ile erişmeye çalışıyor.
 
Türkiye’de yaşayan ve ilgili yaş grubunda olan gençlerin
internette en çok araştırma yaptığı diğer konular ise sırasıyla tyt konuları,
üniversite taban puanları, nasıl ders çalışılır ve hangi bölüm para kazandırır
şeklinde sıralanıyor.
 

İnternetteki Yanlış Bilgilere Dikkat!

Türkiye’nin ilk Webmaster
Derneği tarafından yapılan açıklama ise “internette bilgi edinme amaçlı
ziyaret edilen sitelerin sağladığı bilgileri teyit etmek gerekiyor” yönünde.
Zira reklam geliri elde etmek, arama motorlarında daha yüksek sıralama almak ya
da farklı sebeplerden mütevellit doğru bilgiye sahip olmayan içeriklerin
yayınlanması sık karşılaşan bir durum olarak gözüküyor.
 
İnternette bir bilginin doğru olup olmadığını anlamanın en
iyi yolu ise sitenin genelini incelemekten geçiyor. Uzun zamandır eğitim
sektöründe hizmet veren Öğrenci Kozu isimli web sitesinin editör ekibinin bu
konudaki açıklaması “bir sitenin doğru bilgi verip vermediğini anlamak oldukça
basittir. Eğer site bir konuya (örneğin, eğitim) yoğunlaştı ise muhtemelen o
alanda verdiği bilgi de doğrudur. Çünkü hatalı ve eksik bilgilerin neredeyse
tamamı her konuda bilgi vermeye çalışan sitelerde görülmektedir. Ayrıca ziyaret
edilen sitenin ne kadar süredir yayın yaptığı ve ziyaretçilerinin yorumlarının
ne minvalde olduğu kontrol edilmelidir” şeklinde.
 

Clickbait Uygulamaları Doğru Bilgiye Ulaşırken Zaman
Kaybettiriyor

İngilizlerin “clickbait” olarak adlandırdığı ve dilimize
“yanıltıcı başlık” olarak çevrilebilecek uygulama, son yıllarda yoğun şekilde
kullanılıyor. Özellikle haber sitelerinin ziyaretçi edinmek için yoğunlukla
başvurduğu bu yöntem, bilgiye ulaşırken ciddi vakit kaybedilmesine neden
oluyor.
 
Yöntem genelde şu şekilde kullanılıyor: Öncelikle arama
motorlarında orta rekabetin üstüne olan (yani ortalama günlük 10.000 kişi
tarafından aranılan) bir konu seçiliyor ve konu ile alakalı ilgi çekici bir
başlık yazılıyor. Daha sonra bu başlıkla ilgili hiçbir bilgi vermeyen yüzlerce
kelimelik içerik yayınlanarak ziyaretçilere beyhude zaman kaybettiriliyor.
 

Author

Back to Top

Skip to toolbar